Dönem Sonu Muhasebe ve Vergi Uygulaması

<p style="text-align: center;"><font size="2"><b>DÖNEM SONU MUHASEBE VE VERGİ UYGULAMALARI</b></font></p>

<p align="JUSTIFY"> </p>

<p align="JUSTIFY"><font size="2">Çin Halk Cumhuriyeti&rsquo;nin Wuhan kentinde ortaya çıkan ve tüm dünyaya yayılan Koronavirüs (COVID-19) nedeniyle 2020 dönemi oldukça sıkıntılı bir süreçte geçmiştir. Bu süreçte birçok yasada düzenlemeler yapılmış, birçok kez kısıtlamalar getirilmiştir. </font></p>

<p align="JUSTIFY"><br />
<font size="2">İşyerlerine dönüşümlü gidilmiş, bazı günler evden çalışmalar yürütülmüştür. Bu hızlı süreçte doğal olarak hatalar, gözden kaçırılan hususlar oluşabilmektedir. </font></p>

<p align="JUSTIFY"> </p>

<p align="JUSTIFY"><font size="2">Yılın bitmesi nedeniyle muhasebe departmanlarında daha yoğun bir çalışma söz konusudur. </font></p>

<p align="JUSTIFY"> </p>

<p align="JUSTIFY"><font size="2">Yoğun çalışma temposu, vergi matrahını etkileyen hataların meydana gelmesini kaçınılmaz kılmaktadır. </font></p>

<p align="JUSTIFY"> </p>

<p align="JUSTIFY"><font size="2">Dönem sonu nedeniyle hesapların gözden geçirilmesi ve kar-zarar çalışmaları hususunda birtakım bilgileri dikkatinize sunmak istiyorum. </font></p>

<p align="JUSTIFY"> </p>

<p align="JUSTIFY"><font size="2">- Dönem sonu işlemlerinde öncelikle mizanın borç ve alacak kümülatif tutarlarının aynı olup olmadığı kontrol edilmelidir.</font></p>

<p align="JUSTIFY"><font size="2">- Kasa hesabındaki bakiye tutar ile fiili kasa tutarı arasında fark bulunması durumunda fark tutar kadar düzenleyici hesaplara kayıt yapılmalıdır. Fiili kasa mevcudu, kaydi mevcuttan az ise kasa noksanı, fiili kasa mevcudunun yasal kayıtlara göre oluşan mevcuttan fazla olması durumunda kasa fazlası söz konusudur. Bu durumda kasa noksanı için 197-Sayım ve Tesellüm Noksanları hesabına borç kaydı, kasa fazlası için ise 397-Sayım ve Tesellüm Fazlaları hesabına alacak kaydı yapılması gerekmektedir. </font></p>

<p align="JUSTIFY"><font size="2">Kasa sayım noksanının veya kasa sayım fazlasının nedeni bulunamıyor ise; 197-Sayım ve Tesellüm Noksanları hesabının 689-Diğer Olağandışı Gider ve Zararlar hesabına (KKEG olarak dikkate alınması), 397-Sayım ve Tesellüm Fazlaları hesabının 679-Diğer Olağandışı Gelir ve Karlar hesabına aktarılarak kapatılması gerekmektedir. </font></p>

<p align="JUSTIFY"> </p>

<p align="JUSTIFY"><font size="2">Kasa hesabının yıl içerisindeki bakiyeleri kontrol edilmeli, optimum tutarı aşan bakiyeler için adat çalışması yapılarak KDV&rsquo;li fatura düzenlenmelidir. </font></p>

<p align="JUSTIFY"> </p>

<p align="JUSTIFY"><font size="2">Kasadaki yabancı paraların değerlemesi TCMB efektif alış kuruyla yapılmalıdır.</font></p>

<p align="JUSTIFY"><font size="2">- Dönem sonunda hesaplar içerisindeki dövizli hesapları tespit ederek kur değerleme kayıtlarının yapılması gerekir. Yabancı paraların değerlemesi TCMB döviz alış kuruyla yapılmalıdır. </font></p>

<p align="JUSTIFY"> </p>

<p align="JUSTIFY"><font size="2">- V.U.K&rsquo;nun 322&rsquo;inci maddesine göre &ldquo;kazai bir hükme veya kanaat verici bir vesikaya göre tahsiline artık imkan kalmayan alacaklar değersiz alacaktır. Değersiz alacaklar, bu mahiyete girdikleri tarihte tasarruf değerlerini kaybederler ve mukayyet kıymetleriyle zarara geçirilerek yok edilirler. Dönem sonunda değersiz alacağın olup olmadığı araştırılmalı, ispatlayıcı belgeler temin edilmelidir. Temin edilen belgelerin yeterli olup olmadığı değerlendirilmeli, değerlendirme sonucuna göre değersiz olan alacaklar ilgili gider hesabına aktarılmalıdır. </font></p>

<p align="JUSTIFY"> </p>

<p align="JUSTIFY"><font size="2">- V.U.K.&rsquo;nun 323&rsquo;üncü maddesine göre ticari veya zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartı ile; dava veya icra safhasında bulunan alacaklar; yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş bulunan dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacaklar şüpheli alacak sayılır. Dönem sonunda ticari alacaklardan istenilmesine rağmen ödeme yapmayan firmaların tespit edilerek yasal yollara başvurulması sağlanmalıdır. Şirket avukatıyla iletişim kurarak icra ve dava aşamasında alacaklar hakkında bilgi istenmeli, yasal belgeler temin edilmelidir. Avukattan alınan bilgi ve temin edilen belgeler ışığında şüpheli alacak karşılığı ayrılıp ayrılmayacağına karar verilmelidir.</font></p>

<p align="JUSTIFY"><font size="2">- Ağırlıklı olarak çek ve senetle iş yapan mükelleflerin dönem sonunda bu alacak ve borçlar için reeskont yapıp yapmayacağına karar vermesi uygun olacaktır. Vergi Usul Kanunu&rsquo;nun 281&rsquo;inci ve 285&rsquo;inci maddelerinde iktisadi işletmelerin alacak ve borçlarının mukayyet değerleri ile değerleme esasları düzenlenmiştir. </font></p>

<p align="JUSTIFY"><font size="2">Senede bağlanmış alacak ve borçların değerleme gününün değerine dönüştürülmesi reeskont işlemleri ile yapılmaktadır. Reeskont işlemiyle, vadesi izleyen dönemlere isabet eden senetlerdeki tutarlarının içinde yer alan vade farkları, ilgili oldukları vergilendirme dönemleri itibariyle ayrıştırılmakta, izleyen vergilendirme dönemlerindeki vade farkları cari yıl mali karın tespitinde dikkate alınmayıp izleyen dönemlerin mali karını etkilemektedir. 30.04.2013 tarih ve 64 sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Sirküleri&rsquo;nde; vadeli çeklerde reeskont işleminin uygulamasına ilişkin hükümlere yer verilmiştir.</font></p>

<p align="JUSTIFY"><font size="2">Reeskont uygulaması yapılırken tüm alacak ve tüm borç senetlerinin (tüm alınan ve verilen çekler) reeskonta tabi tutulması zorunludur. </font></p>

<p align="JUSTIFY"> </p>

<p align="JUSTIFY"><font size="2">- Dönem sonunda stok sayımı yapılmalı, stokların fiili envanteri ve kaydi envanteri tespit edilmelidir. Fiili stoklar ile kaydi stoklar arasında fark var ise nedenleri araştırılmalıdır. Kaydi envanterin fiili envanter seviyesine getirilmesi sağlanmalıdır. Fire ve zayiat oranlarının meslek odalarınca belirlenen oranın üzerinde olup olmadığı kontrol edilmelidir. Meslek odalarınca belirlenen oranın üzerinde olan fire ve zayiata tekabül eden tutar mali açıdan gider olarak kabul edilmemektedir. Özellikli üretim vb. durumlar olması halinde ilgili meslek odasına müracaat edilmeli ve tespit yaptırmalıdır.</font></p>

<p align="JUSTIFY"><font size="2">- Dönem sonunda Ortaklardan Alacaklar, Ortaklara Borçlar hesapları, ilişkili firmaların borç ve alacak hesapları kontrol edilmeli, adat çalışması yapılıp yapılmayacağı hususu değerlendirilmelidir. Adat çalışması yapılması durumunda KDV&rsquo;li fatura düzenlenmelidir. </font></p>

<p align="JUSTIFY"> </p>

<p align="JUSTIFY"><font size="2">- Amortisman tablosundaki hesaplamalar, mizan ile uyumlu olup olmadığı, faydalı ömürlerin doğru olup olmadığı, amortisman yönteminin doğru seçilip seçilmediği kontrol edilmelidir. Faydalı ömrü bittiği ancak net aktif değerinin bulunduğu hallerde amortisman hesaplanıp hesaplanmadığı, hesaplanması durumunda kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınması gerektiği unutulmamalıdır. Yine net aktif değeri olmadığı durumlarda amortisman hesaplanıp hesaplanmadığı kontrol edilmelidir. </font></p>

<p align="JUSTIFY"> </p>

<p align="JUSTIFY"><font size="2">Binek taşıtlara ait amortisman hesaplamalarına ayrıca dikkat edilmelidir.</font></p>

<p align="JUSTIFY"><font size="2">- Maliyet kayıtlarının maliyet tablolarıyla ve diğer çalışmalarla karşılaştırılarak doğruluğu kontrol edilmelidir. </font></p>

<p align="JUSTIFY"> </p>

<p align="JUSTIFY"><font size="2">- Ödenmeyen SGK primleri ile ödenmeyen kıdem ve ihbar tazminatlarının olup olmadığı kontrol edilmelidir. Bilindiği üzere ödenmeyen SGK primleri ve tazminatlar Mali İdare tarafından gider olarak kabul edilmemektedir. Ödendiği dönemde gider olarak dikkate alınmasını istemektedir. Bu nedenle ödenmeyen prim tutarı ve tazminat tutarı gider hesaplarından çekilerek 180/280 hesaba virman yapılmalı yada Geçici Vergi beyannamesinde ve Kurumlar Vergisi beyannamesinde Kanunen Kabul Edilmeyen Giderler tutarına ilave edilmelidir. </font></p>

<p align="JUSTIFY"> </p>

<p align="JUSTIFY"><font size="2">- Binek otomobillerin giderleri ve amortismanlarının vergi matrahından indirilmesi hususunda mevzuatta düzenlemeler yapılmıştır. 87.03 grubuna giren taşıtların giderlerinin ve hesaplanan amortisman tutarlarının kontrol edilmesinde yarar bulunmaktadır. </font></p>

<p align="JUSTIFY"> </p>

<p align="JUSTIFY"><font size="2">- Gelir ve Gider hesaplarının 690-Dönem Karı veya Zararı hesabına aktarılması sağlanmalıdır. </font></p>

<p align="JUSTIFY"> </p>

<p align="JUSTIFY"><font size="2">- Dönem sonunda mali kar oluşması durumunda vergi karşılığı hesaplanmalıdır. 691-Dönem Karı Vergi ve Diğer Yükümlülük Karşılıkları hesabına borç 370-Dönem Karı Vergi ve Diğer Yasal Yükümlülük Karşılıkları hesabına alacak kaydı yapılmalıdır. </font></p>

<p align="JUSTIFY"> </p>

<p align="JUSTIFY"><font size="2">Dönem içerisinde ödenen geçici vergi ve banka stopaj kesintileri bulunması durumunda en fazla vergi karşılığı tutarı kadar 193-Peşin Ödenen Vergi ve Fonlar hesabından 371-Dönem Karının Peşin Ödenen Vergi ve Diğer Yükümlülükleri hesabına aktarma yapılmalıdır. </font></p>

<p align="JUSTIFY"> </p>

<p align="JUSTIFY"><font size="2">Son dönemlerde Mali İdare sınırlı incelemelere ağırlık vermektedir. Kasa hesabı, ortaklar cari hesapları, kanunen kabul edilmeyen giderler, finansman giderleri, ilişkili firmalarla olan işlemler ve bunların borç/alacak durumları başlıca olanlardır. Ayrıca Kurumlar Vergisi beyannamesinde üzerinde indirim konusu yapılan istisna ve indirimler üzerinden de inceleme yapılmaktadır. Mükelleflerin dönem sonu işlemlerinde bu hususlara daha dikkat etmelerinde yarar bulunmaktadır.</font></p>

<p align="JUSTIFY"><b><font color="#333333"><font size="2"><font color="#333333"><font size="2">Necat KOLĞU SMMM (Baş Denetçi) / Ocak 2021</font></font></font></font></b></p>

DÖNEM SONU MUHASEBE VE VERGİ UYGULAMALARI

Çin Halk Cumhuriyeti’nin Wuhan kentinde ortaya çıkan ve tüm dünyaya yayılan Koronavirüs (COVID-19) nedeniyle 2020 dönemi oldukça sıkıntılı bir süreçte geçmiştir. Bu süreçte birçok yasada düzenlemeler yapılmış, birçok kez kısıtlamalar getirilmiştir.


İşyerlerine dönüşümlü gidilmiş, bazı günler evden çalışmalar yürütülmüştür. Bu hızlı süreçte doğal olarak hatalar, gözden kaçırılan hususlar oluşabilmektedir.

Yılın bitmesi nedeniyle muhasebe departmanlarında daha yoğun bir çalışma söz konusudur.

Yoğun çalışma temposu, vergi matrahını etkileyen hataların meydana gelmesini kaçınılmaz kılmaktadır.

Dönem sonu nedeniyle hesapların gözden geçirilmesi ve kar-zarar çalışmaları hususunda birtakım bilgileri dikkatinize sunmak istiyorum.

- Dönem sonu işlemlerinde öncelikle mizanın borç ve alacak kümülatif tutarlarının aynı olup olmadığı kontrol edilmelidir.

- Kasa hesabındaki bakiye tutar ile fiili kasa tutarı arasında fark bulunması durumunda fark tutar kadar düzenleyici hesaplara kayıt yapılmalıdır. Fiili kasa mevcudu, kaydi mevcuttan az ise kasa noksanı, fiili kasa mevcudunun yasal kayıtlara göre oluşan mevcuttan fazla olması durumunda kasa fazlası söz konusudur. Bu durumda kasa noksanı için 197-Sayım ve Tesellüm Noksanları hesabına borç kaydı, kasa fazlası için ise 397-Sayım ve Tesellüm Fazlaları hesabına alacak kaydı yapılması gerekmektedir.

Kasa sayım noksanının veya kasa sayım fazlasının nedeni bulunamıyor ise; 197-Sayım ve Tesellüm Noksanları hesabının 689-Diğer Olağandışı Gider ve Zararlar hesabına (KKEG olarak dikkate alınması), 397-Sayım ve Tesellüm Fazlaları hesabının 679-Diğer Olağandışı Gelir ve Karlar hesabına aktarılarak kapatılması gerekmektedir.

Kasa hesabının yıl içerisindeki bakiyeleri kontrol edilmeli, optimum tutarı aşan bakiyeler için adat çalışması yapılarak KDV’li fatura düzenlenmelidir.

Kasadaki yabancı paraların değerlemesi TCMB efektif alış kuruyla yapılmalıdır.

- Dönem sonunda hesaplar içerisindeki dövizli hesapları tespit ederek kur değerleme kayıtlarının yapılması gerekir. Yabancı paraların değerlemesi TCMB döviz alış kuruyla yapılmalıdır.

- V.U.K’nun 322’inci maddesine göre “kazai bir hükme veya kanaat verici bir vesikaya göre tahsiline artık imkan kalmayan alacaklar değersiz alacaktır. Değersiz alacaklar, bu mahiyete girdikleri tarihte tasarruf değerlerini kaybederler ve mukayyet kıymetleriyle zarara geçirilerek yok edilirler. Dönem sonunda değersiz alacağın olup olmadığı araştırılmalı, ispatlayıcı belgeler temin edilmelidir. Temin edilen belgelerin yeterli olup olmadığı değerlendirilmeli, değerlendirme sonucuna göre değersiz olan alacaklar ilgili gider hesabına aktarılmalıdır.

- V.U.K.’nun 323’üncü maddesine göre ticari veya zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartı ile; dava veya icra safhasında bulunan alacaklar; yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş bulunan dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacaklar şüpheli alacak sayılır. Dönem sonunda ticari alacaklardan istenilmesine rağmen ödeme yapmayan firmaların tespit edilerek yasal yollara başvurulması sağlanmalıdır. Şirket avukatıyla iletişim kurarak icra ve dava aşamasında alacaklar hakkında bilgi istenmeli, yasal belgeler temin edilmelidir. Avukattan alınan bilgi ve temin edilen belgeler ışığında şüpheli alacak karşılığı ayrılıp ayrılmayacağına karar verilmelidir.

- Ağırlıklı olarak çek ve senetle iş yapan mükelleflerin dönem sonunda bu alacak ve borçlar için reeskont yapıp yapmayacağına karar vermesi uygun olacaktır. Vergi Usul Kanunu’nun 281’inci ve 285’inci maddelerinde iktisadi işletmelerin alacak ve borçlarının mukayyet değerleri ile değerleme esasları düzenlenmiştir.

Senede bağlanmış alacak ve borçların değerleme gününün değerine dönüştürülmesi reeskont işlemleri ile yapılmaktadır. Reeskont işlemiyle, vadesi izleyen dönemlere isabet eden senetlerdeki tutarlarının içinde yer alan vade farkları, ilgili oldukları vergilendirme dönemleri itibariyle ayrıştırılmakta, izleyen vergilendirme dönemlerindeki vade farkları cari yıl mali karın tespitinde dikkate alınmayıp izleyen dönemlerin mali karını etkilemektedir. 30.04.2013 tarih ve 64 sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Sirküleri’nde; vadeli çeklerde reeskont işleminin uygulamasına ilişkin hükümlere yer verilmiştir.

Reeskont uygulaması yapılırken tüm alacak ve tüm borç senetlerinin (tüm alınan ve verilen çekler) reeskonta tabi tutulması zorunludur.

- Dönem sonunda stok sayımı yapılmalı, stokların fiili envanteri ve kaydi envanteri tespit edilmelidir. Fiili stoklar ile kaydi stoklar arasında fark var ise nedenleri araştırılmalıdır. Kaydi envanterin fiili envanter seviyesine getirilmesi sağlanmalıdır. Fire ve zayiat oranlarının meslek odalarınca belirlenen oranın üzerinde olup olmadığı kontrol edilmelidir. Meslek odalarınca belirlenen oranın üzerinde olan fire ve zayiata tekabül eden tutar mali açıdan gider olarak kabul edilmemektedir. Özellikli üretim vb. durumlar olması halinde ilgili meslek odasına müracaat edilmeli ve tespit yaptırmalıdır.

- Dönem sonunda Ortaklardan Alacaklar, Ortaklara Borçlar hesapları, ilişkili firmaların borç ve alacak hesapları kontrol edilmeli, adat çalışması yapılıp yapılmayacağı hususu değerlendirilmelidir. Adat çalışması yapılması durumunda KDV’li fatura düzenlenmelidir.

- Amortisman tablosundaki hesaplamalar, mizan ile uyumlu olup olmadığı, faydalı ömürlerin doğru olup olmadığı, amortisman yönteminin doğru seçilip seçilmediği kontrol edilmelidir. Faydalı ömrü bittiği ancak net aktif değerinin bulunduğu hallerde amortisman hesaplanıp hesaplanmadığı, hesaplanması durumunda kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınması gerektiği unutulmamalıdır. Yine net aktif değeri olmadığı durumlarda amortisman hesaplanıp hesaplanmadığı kontrol edilmelidir.

Binek taşıtlara ait amortisman hesaplamalarına ayrıca dikkat edilmelidir.

- Maliyet kayıtlarının maliyet tablolarıyla ve diğer çalışmalarla karşılaştırılarak doğruluğu kontrol edilmelidir.

- Ödenmeyen SGK primleri ile ödenmeyen kıdem ve ihbar tazminatlarının olup olmadığı kontrol edilmelidir. Bilindiği üzere ödenmeyen SGK primleri ve tazminatlar Mali İdare tarafından gider olarak kabul edilmemektedir. Ödendiği dönemde gider olarak dikkate alınmasını istemektedir. Bu nedenle ödenmeyen prim tutarı ve tazminat tutarı gider hesaplarından çekilerek 180/280 hesaba virman yapılmalı yada Geçici Vergi beyannamesinde ve Kurumlar Vergisi beyannamesinde Kanunen Kabul Edilmeyen Giderler tutarına ilave edilmelidir.

- Binek otomobillerin giderleri ve amortismanlarının vergi matrahından indirilmesi hususunda mevzuatta düzenlemeler yapılmıştır. 87.03 grubuna giren taşıtların giderlerinin ve hesaplanan amortisman tutarlarının kontrol edilmesinde yarar bulunmaktadır.

- Gelir ve Gider hesaplarının 690-Dönem Karı veya Zararı hesabına aktarılması sağlanmalıdır.

- Dönem sonunda mali kar oluşması durumunda vergi karşılığı hesaplanmalıdır. 691-Dönem Karı Vergi ve Diğer Yükümlülük Karşılıkları hesabına borç 370-Dönem Karı Vergi ve Diğer Yasal Yükümlülük Karşılıkları hesabına alacak kaydı yapılmalıdır.

Dönem içerisinde ödenen geçici vergi ve banka stopaj kesintileri bulunması durumunda en fazla vergi karşılığı tutarı kadar 193-Peşin Ödenen Vergi ve Fonlar hesabından 371-Dönem Karının Peşin Ödenen Vergi ve Diğer Yükümlülükleri hesabına aktarma yapılmalıdır.

Son dönemlerde Mali İdare sınırlı incelemelere ağırlık vermektedir. Kasa hesabı, ortaklar cari hesapları, kanunen kabul edilmeyen giderler, finansman giderleri, ilişkili firmalarla olan işlemler ve bunların borç/alacak durumları başlıca olanlardır. Ayrıca Kurumlar Vergisi beyannamesinde üzerinde indirim konusu yapılan istisna ve indirimler üzerinden de inceleme yapılmaktadır. Mükelleflerin dönem sonu işlemlerinde bu hususlara daha dikkat etmelerinde yarar bulunmaktadır.

Necat KOLĞU SMMM (Baş Denetçi) / Ocak 2021

9 Nisan 2021