»  Anasayfam Yap   »  Sık Kullanılanlara Ekle   »  Yasal Uyarı
 
Arama:
     
 
 
 
'Yerli oto raporunda yan sanayinin görüşü yok!'

Yen, Asır, 14.11.2011

'Yerli oto raporunda yan sanayinin görüşü yok!'
TAYSAD Yönetim Kurulu Başkanı Celal Kaya, yerli marka otomobilin yüzde 90’ını üretecek durumda olduklarını kaydederken, hükümete sunulan raporda yan sanayinin görüşlerinin yer almadığını söyledi

Türkiye
’nin otomotiv ihracatının yüzde 40’lık bölümünü gerçekleştiren ve yurt dışında küresel üreticilere de parça veren yan sanayinin yerli oto için her zaman hazır olduğunu söyleyen TAYSAD Yönetim Kurulu Başkanı Celal Kaya, bununla birlikte yaklaşık iki ay önce hükümete sunulan raporda kendilerinin görüşünün bulunmadığını kaydetti. Kaya, otomotiv ana sanayiinin Türkiye’de üretilen yan sanayi parçalarına ilişkin envanterden tam olarak haberdar olmadığını düşündüklerini de ifade etti.

Yan sanayi firmalarının son yıllarda büyük atılım yaptığını, Avrupa dışındaki pazarlarda da varlık gösterebilmek amacıyla girişimlerini sürdürdüğünü söyleyen Kaya, “Türk yan sanayisi dünyaya parça satıyor. Ancak maalesef bugünlere gelmemizde büyük desteği olan ana sanayimiz, yan sanayimizin Türkiye’de ne ürettiğini tam olarak bilemiyor. Yerlilik oranlarının artırılması konusundaki ısrarımız ve söylemlerimiz de bu yüzden” dedi. Otomotivde ana ve yan sanayinin bir bütün olduğunu, Türkiye’de gerçekleştirilen projeler sayesinde yan sanayinin tüm dünyaya mal gönderir hale geldiğini hatırlatan Kaya, “Üyelerimiz yurt dışında yatırımlar yapıyor. Otomotiv sektöründeki cari açık, sıkıntı yaratabiliyor. Yerlilik oranlarının artırılmasındaki ısrarımız da bu yüzden” diye konuştu.

“Gerekli altyapımız var”
TAYSAD olarak yerli oto konusundaki girişimleri sonuna kadar desteklediklerini de kaydeden Celal Kaya, “Yerlide bir milli takım oluşturulmalı. Biz buna hazırız. Yeter ki mekanizmayı harekete geçirecek birileri ortaya çıksın” dedi.

İlk günden itibaren yerli oto konusunda istekli davrandıklarını, elektronik parçalar dışında bir otomobilin yüzde 90’ını yapacak güce sahip olduklarını ifade eden TAYSAD Yönetim Kurulu Başkanı Celal Kaya, bununla birlikte eylül ayında hükümete sunulan raporda kendi görüşlerinin bulunmadığına da dikkat çekti.

Durgunluğa çözüm arayışı
Kaya, “Raporda yan sanayimizin görüşü yer almıyor. Çünkü bu konuda bizimle bir diyaloğa girilmedi. Ancak biz yine de söylüyoruz ki, böyle bir girişim için gerekli altyapı ve gücümüz var” ifadesini kullandı.

Yan sanayinin Türkiye’nin otomotiv ihracatının yüzde 40’ını gerçekleştirdiğini, bu yıl söz konusu oranın yüzde 50’ye kadar çıkabileceğini kaydeden Kaya, Avrupa’daki daralmanın farkında olduklarını ve bunun için pazar çeşitlendirmesiyle çözüm aradıklarını ifade etti. Kaya şöyle devam etti:

“İhracatımızın büyük bölümünü Avrupa’ya yapıyoruz. Son dönemde burada bir daralma başladı. Özellikle 3 aydır bunu net hissediyoruz. Bu nedenle Brezilya, ABD, Kuzey Afrika’nın tamamına ihracatı artırdık. Hindistan’a ve Rusya’ya gittik. Pazarlarımızı çeşitlendirip, ihracatımızı ve firmalarımızı ayakta tutmaya çalışıyoruz. Sonuçta bu yıl toplam ihracatımızda artış bekliyoruz. Sonuçta ana sanayinin ihracatı daralmadan etkilense de, yan sanayi satışları hızla artıyor. onuçta yeni projelerde yer alabilmek için de var gücümüzle çalışıyoruz. Bugün 28 firmamız BMW ile doğrudan çalışıyor. Mercedes’in Türkiye ve Almanya’daki merkezleriyle doğrudan çalışıyoruz. Ford’un Cargo projesiyle Brezilya’ya da mal yollayacağız. Yakında MAN ile toplantı yapacağız. Kardeş şirketleri Scania ile çalıştığımızı duyunca, bizi davet ettiler.” 

‘Biz önlem beklerken tersi oluyor’
Yan sanayinin ihracatı konusunda çözüm üretmeye çalıştıklarını anlatan TAYSAD Yönetim Kurulu Başkanı Celal Kaya, “Son dönemde biz bunlarla uğraşırken, KKDF (Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu) oranlarındaki artışla maliyetlerimiz de arttı. Rekabetçiliğimiz ciddi zarar görüyor” dedi. 2012’de Avrupa’da daralma beklendiğini,  yeni pazarlara açılmak için sanayicinin rahat davranabilmesi gerektiğini söyleyen Kaya, şöyle devam etti:

“Sonuçta yüzde 3’lük KKDF oranı yüzde 6’ya çıktı. Yani biz bunun kaldırılmasını beklerken, tam tersi oldu. Biz Türkiye’de olmayan hammaddeleri getiriyoruz. Bunun için de 90-100 gün vadeli anlaşıyoruz. Büyük kuruluşlarımız peşin ödemeyle fondan kurtulmaya çabalarken, KOBİ nitelikli üreticilerimiz kredi kullanıp, yüzde 6 fon ödüyor. Yan sanayi için yüzde 6 büyük miktar. Bu da maliyetlere çok olumsuz yansıyor.”

Dahilde İşleme İzin Belgesi konusunda da esneklik beklediklerini kaydeden Kaya, “Büyük miktarlarda hammadde ithal ediyoruz. Bunun 12 ayda ürün haline getirilip ihraç edilmesi gerekiyor. Şayet hammaddenin yarısını bu sürede işlerseniz, 6 ay ek süre alabiliyorsunuz. Piyasalarda daralmadan söz ediyoruz. Bu sürenin 24 aya çıkarılmasını talep ediyoruz” dedi.
Opel, Combo açığını yeni Corsa ile kapatacak
 
 Avrupa operasyonlarını yeniden gözden geçirip, fabrika kapatmaya kadar bazı çözümler geliştirebileceğini açıklayan General Motors ile sendika arasında huzursuzluk sürüyor. Bu huzursuzlukta, elbette 22 Kasım’da seri üretime başlanması nedeniyle tören düzenlenecek olan Bursalı Combo’nun da adı geçiyor. Neden mi?
Opel’deki sendikanın başkanı Klaus Franz, GM’in Almanya, Polonya ve İspanya’daki fabrikalara daha fazla yeni model vermesini, böylelikle bu tesislerin garanti altına alınması gerektiğini savunuyor. Franz, bunu söylerken İspanya’daki zaragoza fabrikasında üretilen Combo’nun, yeni nesliyle birlikte Türkiye’de üretilmesinin bu tesisi atıl hale getirdiğini de belirtiyor. Nitekim bu tesiste yapılan Corsa üretiminin bir bölümü de yakın bir zamanda Almanya’daki Eisenach fabrikasına kaydırılmış.
Giderayak güvence Elbette bu tartışma, sadece Combo üzerinden yürümüyor. Nitekim GM, Avrupa’da satılan popüler Chevrolet modellerinin yine Avrupa’da üretilmesi gerektiğini açıklarken, sendika da Avrupa’daki Opel tesislerinde bulunan kapasite açıklarının bu modellerle doldurulması gerektiğini savunuyor.

GM, zarar eden Avrupa operasyonları konusunda aralarında fabrika kapatma ve işçi çıkartma gibi unsurların da yer aldığı bir dizi tasarruf önlemler alabileceğini açıklarken, emekliliği açıklanan GM Avrupa Başkanı Reilly giderayak İspanya konusunda sendikanın içini rahatlatacak demeçler verdi. Reilly, 2013’te üretimine başlanacak yeni Corsa’nın, Zaragoza’da aralarında Combo’nun da bulunduğu bazı modellerden doğan açığı kapatacağını ve tesisin yeniden tam kapasiteye döneceğini söyledi.

Bu Kia’nın sağı, soluna benzemez!
Tüm dünyada yeni model atağı içine giren Koreli üretici Kia, bu atılım çerçevesinde kendi ülkesinde de farklı bir modeli piyasaya sunmaya hazırlanıyor. Minik ve kübik otomobil olan “Ray”, küçük ve pratik bir otomobil isteyen Koreli tüketicilere hitap ederken, görenleri de bir hayli şaşırtacak. Nitekim bu otomobilin “sağı-solu” farklı...

Bu fark, elbette bir tasarım oyunu ve bir miktar da pratiklik kaygısından kaynaklanıyor. Nitekim aracın sol tarafından her iki kapı da klasik bir şekilde öne doğru açılırken, sağ arka taraftaki yolcu kapısı sürgülü ve geriye doğru açılır şekilde geliştirilmiş. Firma, bunun özellikle iki araç arasına dikey parkedecek sürücülere büyük kolaylık sağlayacağını düşünmüş. Şimdilik sadece Kore pazarında satılacağı söylenen Kia Ray’in ileride başka ülke yollarına çıkması söz konusu olur mu bilinmez. Ancak Kore yollarını hayli şenlendireceği kesin.

En aykırı mini geliyor
MINI’nin beklenen yeni modeli Coupe, bu hafta içinde Türkiye’de piyasaya sunulacak. Premium kompakt otomobilleriyle hayranlık uyandıran MINI’nin yeni sportif modelinin üç motor seçeneğiyle satışa çıkacağı belirtilirken, fiyatı konusunda henüz bir açıklama yapılmadı.

Borusan Otomotiv tarafından satışa sunulacak Coupe, ön ve arkada mevcut MINI modellerinin tasarım unsurlarını taşırken, profilde tamamen farklı bir hava çiziyor. İki kişilik olan Coupe, alçak ve “kask” şeklinde tasarlanmış farklı tavanı, entegre tavan spoileri, yüksek hızda kendiliğinden devreye giren aktif arka spoileri, farklı açılan geniş arka bagaj kapağı, sportif genleri ve özellikleriyle markanın başarılı yarışçı geçmişine de göndermede bulunuyor.

MINI’nin sportif sürüş karakterini üzerinde barındıran Coupe, iç mekanında da diğer kardeşleriyle benzerlikler taşırken, standart sunulan yan destekleri artırılmış spor koltuklarıyla da kullanıcısını havaya sokmak için bire bir.

Coupe, Türkiye’de 1.6 lt hacimli, üç farklı güce sahip benzinli motor seçeneğiyle yola çıkacak. MINI Cooper Coupe’de  122 HP, Cooper S Coupe’de 184 HP ve John Cooper Works Coupe’deyse 211 HP güç mevcut olacak. MINI Coupe’nin tam piyasaya çıkış tarihiyse 18 Kasım.
 
© 2010 www.dengeymm.com.tr Tüm hakları saklıdır. Web Tasarım Algoritma