»  Anasayfam Yap   »  Sık Kullanılanlara Ekle   »  Yasal Uyarı
 
Arama:
     
 
 
 
TÜSİAD: Rekabetçi kur tartışmasını bırakalım temel sorunlara eğilelim

Hürriyet, 17.11.2011

TÜSİAD: Rekabetçi kur tartışmasını bırakalım temel sorunlara eğilelim
 
Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Boyner, rekabetçi kur tartışmasını aşıp biran önce temel sorunlara eğilmek gerektiğini belirterek, ‘Bu da rekabet gücü için öncelikle sanayileşmeyi ve küresel değer zincirinde daha yüksek seviyeleri hedefleyen mikro reformlara olan ihtiyacımızı ortaya koyuyor” dedi.
Boyner, Sektörel Dernekler Federasyonu (SEDEFED) ile TÜSİAD-Sabancı Üniversitesi Rekabet Forumu (REF) tarafından düzenlenen 7. Rekabet Kongresi’nin açılışındaki konuşmasında, özellikle, gelişmiş ekonomiler kapsamındaki ekonomik sorunların, dünya genelinde 2011 yılını kayıp bir yıl haline getirdiğini kayderek, “IMF Başkanı Christine Lagarde’ın son günlerde ifade ettiği gibi, cesur ve ortak çabalarla müdahale sağlanmazsa, gelecek 10 yılı da kayıp yıllar arasına eklenmesi riskine neden olmaktalar” diye konuştu. Boyner, 2008-2009 küresel finansal krizinin ardından birçok ülkenin bir tür kur ve ticaret savaşı başlatmasının, ekonomiler arası rekabette artan bu yoğunlaşmanın belirgin bir işareti olduğunu söyledi.

Müdahale ile yönetilemezBoyner, gerek ihracat pazarlarındaki daralmanın, gerekse kriz sonrası artan küresel likiditenin etkisiyle, krizden çıkış sürecinde hızla artan cari açık sorununun, Türkiye’de de rekabet gücünün makro politikalar, özellikle döviz kurları yoluyla desteklenmesi yönünde görüşler oluşturduğunu anlattı. Boyner, şöyle devam etti: “Ancak, hepimizin bildiği üzere, Türkiye, 21 Şubat 2001 tarihinden beri Türk Lirası’nı dalgalanmaya bırakmış durumda. Bu nedenle, dalgalı kur rejiminden vazgeçmeden doğrudan müdahalelerle, rekabetçi bir ekonomi için döviz kurlarını yönetmek imkansız. Daha dolaylı bir yolu tercih edip, diğer makroekonomik  politika araçları, özellikle para politikası araçları yoluyla, kur seviyeleri üzerinde kontrol kurmaya çalıştığımızda ise karşımıza ekonomi kuramında açıkça ifadesini bulan sorunlar çıkmakta. Türkçe’ye ‘imkansız üçleme’ olarak çevrilen, impossible trinity hipotezine göre, eğer bir ülkede sermaye hareketleri serbest ise ve faiz oranlarının kontrol edilebildiği aktif/bağımsız para politikası izleniyorsa, o ülkede döviz kurlarının seviyesine ilişkin bir politika yürütmek imkansızdır. Bu imkansızlığı hem döviz kurlarının seviyesini belirlemeye yönelik politikalar izlemek hem de dolayısıyla döviz kuru seviyesine dayalı politikalar geliştirmek çerçevesinde algılamak gerekmektedir.” 
AB toparlanmadan Türkiye’nin işi zor
TÜRK Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Boyner “Döviz kurunu kontrol etmenin mümkün olduğunun varsayılması halinde dahi, tüm dünyada, özellikle Türkiye ekonomisi için en önemli dış pazar niteliğine sahip AB ülkelerinde ekonomik toparlanma kalıcı bir yapıya kavuşmadan, Türk Lirası’nın nominal kur hareketleriyle, dış talebe destek olması çok olası gözükmemektedir” dedi. Boyner, “Bu durum, içinde bulunduğumuz yeni dönemde, sadece kriz dönemleriyle kısıtlı olarak da görülmemelidir. Özellikle son 10 yılda, dünya işbölümündeki değişim, dünya üretiminin büyük bir bölümünü, işgücü faktörü açısından bolluk içinde olan küresel üretim ağına kaydırmış durumda” dedi.
 
© 2010 www.dengeymm.com.tr Tüm hakları saklıdır. Web Tasarım Algoritma