»  Anasayfam Yap   »  Sık Kullanılanlara Ekle   »  Yasal Uyarı
 
Arama:
     
 
 
 
Tarihe Malolan Bir Af Yasasının Ardından - Ekrem Kayı YMM

TARİHE MAL OLAN BİR AF ANAYASASININ ARDINDAN...
Türkiye Cumhuriyeti’nin bugüne kadar, sayısı otuzun üzerinde olan mali af yasalarının en kapsamlı olanlarından birisi daha tarihteki yerini almış bulunuyor. Mali af içeren yasaları çıkaran hükümetler; genellikle bunun son olduğunu, bir daha mali af yasası çıkarılmayacağını, denetim ve incelemelerin çok daha sıkı tutulacağını, bundan böyle kimsenin gözünün yaşına bakılmayacağın iddia ederler(!).Ancak, her af yasasını izleyen birkaç yıl içinde yeni bir af düzenlemesinin önce söylentisi ortalarda dolaşır, sonrasında da resmi çevrelerde detaylar üzerinde çalışmalar yapıldığı duyumları giderek yaygınlaşır. Daha sonra bir bakarsınız, elden ele taslak çalışmalar dolaşmaya başlar ve bir gün siyasi otoriteyi temsilen teyit edici açıklama ve demeçlerde yeni bir af yasasının ufukta göründüğü müjdesi verilir. Kamu oyu tarafından “TORBA YASA” namıyla da anılan 6111 sayılı (ismi ve içeriği çok uzun) bu yasanın, yaklaşık 300 civarında farklı isimlerle anılan kamu alacağını ilgilendirdiği bilinmektedir. Bu yasanın getirdiği hükümlerden yararlanmak isteyenler yönünden son başvuru süresi, 31 Mayıs 2011 tarihinde saat 17.00 itibariyle sona ermiştir. Ancak 6111 sayılı yasanın Resmi Gazetede yayımlandığı 25.02.2011 tarihinden önce incelemesi başlamış olan vergi incelemeleri neticesinde tarhedilecek vergi ve cezaların, izleyen tarihlerde mükellefe tebliğinden itibaren 30 gün içinde bu yasanın getirdiği hükümlerden yararlanma hakkının saklı olduğunu da akılda tutmak gerekir.Bu af yasaları çıkartma komedisine artık bir son verilmelidir…Yaşadığımız çağda arasına girmeye çalıştığımız uygar ülkelerde, bizdeki gibi mali af yasalarının artık adı bile anılmıyor. Yaşanan ekonomi düzeninde oyunun kuralları önceden belirlenmiş durumda, kurallara uymayan da sonuçlarına katlanıyor.
 
Esasen bugüne kadar ülkemizde yürürlüğe girmiş mali af yasalarının, sayısız faydaları da olmuştur. Türkiye ekonomisindeki kayıt dışılığın ve uygulanmakta olan sistemin dayattığı kendine özgü handikaplar, hep mali af yasaları ile çözümü zorunlu kılmıştır. Ancak şunu belirtmek gerekir ki; her af yasası sisteme olan inanç ve güveni de hep zedelemiştir. Genelde hukuk düzeni, özelinde de adalet anlayışı, devletin temelini oluşturmaktadır. Hepimizin çok iyi bildiği bir deyim vardır; ”ADALET MÜLKÜN TEMELİDİR ” diye. Burada belirtilen adaletin hukuk düzeni anlamına geldiğini, mülk kavramının ise, devlete karşılık geldiğini çok iyi biliyoruz. Bu kadar sık aralıklarla af yasaları çıkarılırsa, devletin temelini oluşturan hukuk düzeninde bir sakatlık olduğu, kurumlara ve insanlara haksızlık yapılmış olabildiği ön kabul ve tereddütü, yerleşik bir anlayış ve alışkanlık haline gelmez mi? Dileriz bu kez 6111 sayılı af yasası gerçekten bir son olur…
 
Medeni ülkelere ayak uydurmak, onlarla uyumlu bir hukuk ve ekonomi düzenine sahip olabilmek için bugüne kadar çıkarılmış olan(bundan sonra da çıkarılacak olan) çağdaş ölçülere uygun yasal düzenlemeleri, gerçek anlamda hayata geçirerek uygulayabilme becerisini gösterebilmeliyiz. İnsanların zihninden yeni bir muhtemel af yasası beklentisini silmek için, başta vergi mevzuatı olmak üzere her türlü iktisadi ve finansal faaliyetleri düzenleyen hukuk alt yapısının çağdaş ülkeler pratiğine uyumlu hale getirildiğini, samimiyetle de uygulanabildiğini kanıtlayabilmeliyiz. Sadece, iktisadi ve mali göstergeler açısından Dünya da ilk on ülke içinde yer alma istek ve iradesiyle istikrarlı bir ülke, huzurlu bir toplum hedefine ulaşamayız. İnsan hakları ve mutluluğunu baz alan, Birleşmiş Milletlerin belirlediği İNSANİ GELİŞMİŞLİK ENDEKSİ ‘ne göre yapılan ülkeler arası sıralamasındaki yerimizi de çok yukarılara çekmemizin şart olduğunu gözden uzak tutmamalıyız. Hukuk devleti ve adalet anlayışı, sadece ekonomik gelişmişlik göstergeleriyle değil, insani yönden ve insan hakları konusunda alınan mesafe ölçüsünde özümsenebilir. Kalıcı toplumsal barış ve huzur, mali aflara ihtiyaç göstermeyen iktisadi istikrar ancak bu şekilde sağlanabilir.
 
Genel seçimlerin sonrasında iktisadi ve sosyal alanda gerekli düzenlemelerin yapılarak, kronikleşme eğilimi gösteren bazı sorunların(cari işlemler açığının küçültülmesi, işsizlik oranlarının düşürülmesi, gelir dağılımın ıslah edilmesi, demokratik hak ve özgürlüklerin önündeki engellerin kaldırılması gibi…) çözüme kavuşturulması beklenmektedir.
 
© 2010 www.dengeymm.com.tr Tüm hakları saklıdır. Web Tasarım Algoritma