Türkiye’de Vergi Afları

<div style="text-align: center;"><strong>TÜRKİYE&rsquo;DE VERGİ AFLARI: NEDENLERİ, FAYDALARI VE ZARARLARI</strong></div>

<div><br />
<br />
<strong>1. Giriş:</strong><br />
<br />
<br />
Her dönemde vergiye bir direnç söz konusu olmuştur çünkü vergi demek, mükellef bakış açısı ile, mükellefin(işletmenin) kazanç veya mal varlığının bir kısmının rızası dışında elinden alınmasıdır. Bakın verginin tanımı budur demedim. Mükellefin kendi bakış açısıyla düşündüğü budur. &ldquo;Neden sürekli vergi ödüyorum?&rdquo; veya &ldquo;Bu vergilerin ardı arkası gelmeyecek mi?&rdquo; gibi sorular aslında verginin faydalarını anlayınca sormanın manasız olduğu sorulardır.<br />
<br />
<br />
Kamu hizmetlerinin gerçekleştirilebilmesi için devletin vergi tahsilatı yapması ya da borçlanması gerekmektedir. Devletin gelir kaynağı vergi geliri olup, vergi gelirinin yeterli olmadığı durumlarda iç ve dış borçlanmaya gidip kamu hizmetlerinin aksamaması için finans arayışı içine girmektedir. Devletin sürekli iç ve dış borçlanmaya gitmesi, vergi gelirlerinin kamu hizmetlerini karşılamaya yetmemesi hallerinde iç ve dış borçlanma seviyesinin yükselmesi; vergi gelirlerinin de iç ve dış borçların faizlerine gitmesine, bu da devletin vergi gelirlerini etkin bir şekilde kullanamamasına neden olmaktadır.<br />
<br />
<br />
Mükelleflerin tamamı, ödemeleri gereken vergiyi vergi idaresine bildirme ve ödeme konusunda her zaman istekli olmayabilir. Vergiye karşı direnç, vergi ödememe veya ödenmesi gerekenden daha az vergi ödeme şeklinde tezahür etmektedir.<br />
<br />
<br />
Bu vergi direnci üç şekilde vuku bulabilir. Bunların ikisi yasadışıdır ve fark edildiği durumlarda para cezalarından başlayarak hapis cezalarına kadar artan yasal yaptırımları vardır. Bu iki yasadışı direnç türü vergi kaçırma ve bu durumu sürekliliğe adeta profesyonelliğe taşıyan vergi kaçakçılığıdır. Üçüncü vergi direnci şekli ise tamamen yasal zeminde vuku bulan vergiden kaçınma ve bu sebeple yapılan vergi planlaması yöntemidir. Vergiden kaçınmada önemli olan, vergiden kaçınan mükellefin herhangi bir hukuk kuralını ihlal etmemesidir. Mükellef var olan hukuk normları içindeki tercihleri ile daha az vergi ödeme veya hiç vergi ödememe yönünde irade sergilemektedir.<br />
<br />
<br />
Vergi planlaması kavramı, mükelleflerin vergi yüklerini azaltma amacıyla kanunların tanıdığı haklardan kendileri için en uygunlarının belirlenmesi ve uygulanması çabasının sonucu ortaya çıkmıştır. Mükelleflerin (işletmelerin) vergiye karşı tepkilerinin ve uyum sağlama süreçlerinin vergi mevzuatı çerçevesinde yönetilerek, vergi yükünün en aza indirilmesi amacıyla uygulanan bir vergi tasarrufu sağlama yöntemi olan vergi planlaması; mükelleflerin, işletme üzerinde oluşacak vergi yükünü en aza indirmek amacıyla vergi kanunlarının kendilerine verdiği hakları en akılcı şekilde kullanarak vergi yüklerini azaltma çabaları olarak ifade edilebilir.<br />
<br />
<br />
<br />
Bu yönüyle vergi planlamasının vergi kaçırma ve vergi kaçakçılığı ile karıştırılmaması gerekir. Ancak, özellikle uluslararası enstrümanlar kullanılarak gerçekleştirilen oldukça agresif vergi planlaması çabalarının vergi kaçırma kapsamında değerlendirildiği ve ciddi bir mücadele alanı olduğunu da belirtmek gerekir.<br />
<br />
<br />
Vergi indirimi, istisnası ve muafiyetlerinden yararlanma, uygun amortisman yöntemi tercihi, yenileme fonu ve reeskont uygulaması vergi planlaması kapsamında sıralanabilir. Vergi affı ya da yeni ismiyle vergi barışı, devletin vergi tahsilatını hızlandırma, tahsilatı sağlama ve vergi borcu olan mükelleflerin borcunu yapılandırıp ödenmesini sağladığı isminde &ldquo;Af&rdquo; kelimesinin kullanımından yıllar yılı kaçılan fakat halk arasında her zaman &ldquo;Vergi Affı&rdquo; olarak kabul edilmiş bir uygulamadır.<br />
<br />
<br />
<strong>2. Vergi &ldquo;Affı&rdquo; Kavramı</strong><br />
<br />
<br />
Af genel olarak herhangi bir suçu ya da bir kusuru veya yapılan bir hatayı bağışlamak anlamına gelmekte olup, mali affa ilişkin bir tanımlama hukuk sistemimizde yapılmamıştır. 1960 yılından önce çıkarılan kanunlarda af kavramı yerine terkin, tasfiye ifadeleri kullanılırken 1960 yılından sonra çıkarılan kanunlarda özel uzlaşma yoluyla tahsil, alacakların tahsilinin hızlandırılması, vergi barışı, tahsil edilemeyen alacakların yeniden yapılandırılması, milli ekonomiye kazandırma, torba yasa gibi ifadeler kullanılmıştır.<br />
<br />
<br />
Hükümetler ekonomik yapının bozulduğu dönemlerde kamu hizmetlerinin finansmanında vergi gelirlerinin düşük olması durumunda vergi affı ile gerek mükelleflerin vergi borcundan kurtulmasını gerekse vergi tahsilatını artırmayı amaçlamaktadır. Dünyanın birçok ülkesinde siyasi, ekonomik, mali, sosyal, teknik nedenlerle vergi affı uygulamalarına gidilmektedir.<br />
<br />
<br />
Vergi uyumunu geliştiren ve vergi gelirlerini artıran vergi afları, süreklilik arz etmesi ve af beklentilerinin artması durumunda kayıt dışı ekonomiyi özendirmekte, vergiye uyumu azaltmakta, vergide adaletsizliğe yol açmaktadır. Bu nedenle vergi affı kanunlarının sıklıkla uygulanır hale getirilmemesi ve vergiye uyumlu mükelleflerin vergiye uyumsuzluğuna, vergide adaletsizliğe sebebiyet verilmemesi gerekmektedir.<br />
<br />
<br />
Cumhuriyet tarihi boyunca 36 kez vergi ve benzeri borçlar için aflar çıkarılmış. Neredeyse her iki yılda bir Türkiye&#39;de vergi affı benzeri adımlar atılmış.<br />
<br />
<br />
<strong>3. Umumi Aftan Bugüne</strong><br />
<br />
<br />
İlk vergi affı, 17 Mayıs 1924 tarihini taşıyor. Adını da açıkça koymuşlar: &lsquo;&lsquo;Umumi Af Kanunu.&rsquo;&rsquo; 1981&#39;e kadar kanunlarda &lsquo;&lsquo;mali af&rsquo;&rsquo; ve benzeri deyimler kullanılmış. Örneğin 1928&#39;de, &lsquo;&lsquo;Elviyei Selasede Vergilerin Sureti Cibayetine Dair Kanun&rsquo;&rsquo; demişler. 1938&#39;de doğrudan, &lsquo;&lsquo;Af Kanunu&rsquo;&rsquo; getirilmiş. 1946&#39;da da aynı adla bir kanun devreye girmiş. 1961&#39;de de kısaca, &lsquo;&lsquo;Af Kanunu&rsquo;&rsquo; adını kullanmışlar. 1963 yılında gündeme gelen af dikkat çekici: &lsquo;&lsquo;Spor Kulüplerinin Oyuncularına ve Karşı Kulüplere Şimdiye Kadar Ödenmemiş Bulunan Transfer Ücretleri ve Teşvik Primlerinden Oluşan Vergi Borçlarının Bir Defaya Mahsus Olmak Üzere Affı Hakkında Kanun.&rsquo;&rsquo; En son &lsquo;&lsquo;af&rsquo;&rsquo; kelimesi 1974 yılında, yani Cumhuriyetin 50&#39;inci yılında söylenebilmiş: &lsquo;&lsquo;Cumhuriyetin 50&#39;inci Yılı Nedeniyle Bazı Suç ve Cezaların Affı Hakkında Kanun.&rsquo;&rsquo;<br />
<br />
<br />
Vergi affı ve benzeri işlere 7 yıl ara verilmiş. Vergi affı yerine, &lsquo;&lsquo;Tahsilatın hızlandırılması&rsquo;&rsquo; deyimi de 1981&#39;den itibaren devreye girmiş. O gün, bugündür vergi, SSK, Bağ-Kur primleriyle ilgili aflar devreye giriyor, hükümetler bunların adına, &lsquo;&lsquo;af&rsquo;&rsquo; demeye çekiniyor.<br />
<br />
<br />
İşte yukarıdaki siteme göre AKP tipi &lsquo;&lsquo;vergi affı&rsquo;&rsquo;nın adı da &lsquo;&lsquo;Vergi Barışı&rsquo;&rsquo; oluyor&hellip; En son çıkan 2018 vergi affı da Torba Yasa&#39;da yer aldı.<br />
<br />
<br />
Buna göre; 27 Ağustos 2018 tarihinden önce olan öğrenci kredisi, sigorta prim borçları, her türlü vergi (KDV, emlak, gelir, çevre, motorlu taşıtlar vergisi gibi), askerlik para cezası, trafik cezası, idari cezalar ve su borcu vergi affı kapsamında yer aldı.<br />
<br />
<br />
31 Mart 2018&rsquo;den önce bu borçlardan birine sahip olanlar 31 Temmuz 2018 tarihine kadar başvurdukları takdirde bu yeni aftan ve yapılandırmadan faydalanabildiler. Faydalanamayanlar veya başvuruyu kaçıranlar ise bir diğer af kanununu şimdiden beklemeye koyuldular. Bu orta-sert arası türbülansta debelenen ekonomimiz nedeniyle her halükârda gelecek zamanlar mükelleflere daha ne kadar vergi affı, barışı, yapılandırması veya reformuyla karşılaşacaklarını gösterecektir.<br />
<br />
<br />
<strong>4. Vergi Aflarının Çıkarılma Nedenleri</strong><br />
<br />
<strong>a- Siyasi Nedenler:</strong><br />
<br />
<br />
Siyasi otoritenin ekonomik yapının durumuna bakmaksızın seçim döneminde oy beklentisi ile vergi affı çıkarması siyasi nedenlerin başında gelmektedir.<br />
<br />
<br />
Mükelleflerde, siyasilerin seçim vaatlerinin vergi affına dönük olması durumunda da beklenti oluşmakta, baskı gruplarının etkisi ile vergi affı yasalaşmaktadır. Ayrıca askeri devrimler, eski yönetimin izlerini kaldırmak ve vatandaşların devrimci siyasilere bakış açısını değiştirmek için vergi affı yoluna gitmektedirler.<br />
<br />
<br />
<strong>b- Ekonomik Nedenler:</strong><br />
<br />
<br />
Ekonomik nedenlerin başında ülkede yaşanan ekonomik kriz nedeniyle gerek işletmelerin mali açıdan sıkıntıya düşmeleri ve buna bağlı olarak vergilerini zamanında ödeyememeleri gerekse devletin vergi gelirlerinde yaşanan düşüşü vergi affıyla mükellefleri mali açıdan rahatlatmak, ekonomik yapıyı canlandırmak gelmektedir.<br />
<br />
<br />
Bir diğer neden ise, kayıt dışı kalan sermaye veya beyan edilmeyen servet unsurlarının yeniden ekonomiye kazandırılarak ekonominin güçlendirilmesi amaçlanmaktadır. Kayıt dışı kalan sermaye ve beyan edilmeyen servet unsurlarının vergi affı ile ekonomiye kazandırılmasının yanında sürekli mükellefiyet kaydı da vergi gelirlerini artırmaktadır.<br />
<br />
<br />
<strong>c- Mali Nedenler:</strong><br />
<br />
<br />
Hükümetler bütçe açıklarını finanse etmek için vergi gelirlerini artırmayı, bütçe dengesini sağlamayı hedeflemektedirler. Bütçenin finansmanını vergi gelirlerini artırarak yapılabileceği gibi, bütçe harcamalarını küçülterek de yapılabilir. Hükümetlerin popülist yaklaşımlarından dolayı bütçe harcamalarını düşürmediği durumlarda vergi gelirlerini artırmak birinci seçenek olmaktadır.<br />
<br />
<br />
Vergi oranlarını artırmak kısa vadede vergi gelirini artırmayacağından vergi affı yoluna gitmek siyasi iradenin başvurduğu yollardan birisidir.<br />
<br />
<br />
<strong>d- Sosyal Nedenler:</strong><br />
<br />
<br />
Beyana dayanan vergi sistemlerinde hem idare tarafından hem de yargı tarafından çeşitli nedenlerden dolayı verimli ve etkin bir şekilde uygulanmayan ülkelerde sık bir şekilde görülen idari ve yargı hatalarından kaynaklanan çeşitli adaletsizlikleri ortadan kaldırmak için vergi aflarına başvurulmaktadır.<br />
<br />
<br />
<strong>e- İdari ve Teknik Nedenler:</strong><br />
<br />
<br />
Mali otoritenin işlerliğinde mevcut aksaklıkları ve eksiklikleri gidermek amacıyla vergi sisteminde reformlar yaparak vergi dairesi ve vergi yargısını iş yükünden kurtararak, geçmişe dönük dosyaların kaldırılması ve güncel döneme geçilerek güncel iş ve işlemlerin yapılabilmesi için vergi affı zorunlu olabilmektedir.<br />
<br />
<br />
Vergi idaresi ve yargısının çok büyük bir iş hacmi altında bulunmasıyla kamu alacaklarının takip ve tahsili, ihtilaflı kamu alacaklarının vergi yargısından geçerek tahsil aşamasına ulaşması çok uzun süreleri kapsar hale gelmesi de af kanunları gerekçesinde yer almaktadır. Yani kamu alacaklarının takip ve tahsil edilmesinin mükellefler ile devlet arasında zorlu bir süree dönüşmesi, kamu alacaklarının vergi yargısında uzun süre çözülememesi vergi idaresi çalışanları ile vergi yargısı çalışanlarını idari olarak vergi affı gerekliliğini gündeme getirmekte, iş yükünün vergi affı ile azaltılması amaçlanmaktadır.<br />
<br />
<br />
<strong>f- Psikolojik Nedenler:</strong><br />
<br />
<br />
Vergi ödeme gücü zayıf, ödeme güçlüğü çeken veya vergisel sorumluluklarını yerine getirmeyen ya da eksik getiren mükelleflerin yasal yaptırımlar karşısında iş hayatına ilişkin çalışma arzularının azalması durumlarında vergisel yükümlüklerini yerine getirmede isteksiz davranabilmektedirler. Böyle durumlarda siyasi otoritenin çıkardığı vergi affı olumsuzlukları ortadan kaldırdığı gibi, mükelleflerin isteksiz vergisel yükümlülüklerini istekli hale getirebilmekte, vergi uyumunu sağlamaktadır.<br />
<br />
<br />
Vergisel görev ve sorumluluklarını zamanında yerine getirmeyen mükelleflerin, yükümlülüklerini yerine getirebilmelerini sağlamak maksadıyla çıkarılan vergi afları, af yasasının sonrasında takip edilip, denetleneceği, yeni dönemde vergi affı kanununun olmayacağından bahisle bunu fırsata çevirme güdüsü, daha önceki hesap dönemlerinde yapılan hatalarını en aza indirme ve vergisel açıdan daha dikkatli davranmayı psikolojik olarak sağlamakta, vergi affı kanununun psikolojik olarak gerekliliğini ortaya koymaktadır.<br />
<br />
<br />
Vergi affı kanunlarının son yıllarda sıklıkla yasalaşması mükelleflerin psikolojik olarak olumsuz (nasıl olsa yeni vergi affı yine çıkar düşüncesi) etkilemekte olup, psikolojik nedenlerin olumlu oluşabilmesi için vergi affının zaman aralıklarının daha fazla olması, siyasi iradenin sıklıkla vergi affına gitmemesi gerekmektedir.<br />
<br />
<br />
<strong>5. Vergi Aflarının Sağladığı Faydalar</strong><br />
<br />
<br />
Vergi affı siyasi otoriteler tarafından belli zaman aralıklarla yapılmakta olup, mükelleflerin bir kısmı vergi affına olumlu bakarken, vergisel yükümlülüklerine tam ve zamanında yerine getiren mükellefler tarafından olumsuz bakılmakta, vergide adaletsizliği gündeme getirmektedir.<br />
<br />
<br />
Vergi affı; siyasi otorite için vergi tahsilatını artırma yolu olduğu gibi, vergisel yükümlüklerini tam ve zamanında yerine getirmeyen, servet ve sermayesini kayıt dışı tutan mükellefler için vergisel avantaj olmaktadır. Ayrıca mali idare için, servet ve sermayesini kayıt dışı tutan mükelleflerin vergi affından faydalanmaları halinde; vergiyi kayıt altına alma ve kayıt dışı tutulan unsurları milli ekonomiye kazandırma yönüyle faydaları bulunmaktadır.<br />
<br />
<br />
<strong>6. Vergi Aflarının Zararları</strong><br />
<br />
<br />
Siyasi otoritenin sıklıkla vergi affı kanunu ile vergi tahsilatı yoluna gitmesi, vergisel ödevlerini tam ve düzenli olarak yerine getiren mükelleflerin mali idareye olan güvenini sarsmakta, zamanında tek taksit halinde ödediği vergi nedeniyle sermaye kaybına uğradığını, zamanında ödemeyen ve vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları silinen, vergi aslı ve cezaları taksitlere bölünen mükellefin daha ayrıcalıklı hale geldiğini düşünmektedir.<br />
<br />
<br />
Sıklıkla yapılan vergi affı kanunları vergiye uyumlu mükellefleri de olumsuz etkilemekte, af beklentisi ile vergi tahsilatını düşürmektedir. Ayrıca çıkarılan vergi affı kanunları ile vergi kaçıran mükelleflerin vergi cezası, gecikme zammı, gecikme faizlerini ödememeleri, affedilmesi durumunda vergi kaçırmanın meşru olduğu kanaati oluşmakta, vergiye uyumlu mükelleflerin cezalandırıldığı düşünülmektedir.<br />
<br />
<br />
Vergi aflarının çıkarılırken dikkat edilmesi gereken en önemli konulardan biri, vergi suçu işleyenlerin genellikle planlı ve bilerek işledikleri ve bu mükelleflerin vergi hukukuna aykırı davranmaları nedeniyle vergi kaybına yol açmakta olduklarından; vergi kayıp ve kaçağına sebebiyet veren, sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanan/düzenleyen mükelleflerin vergisel adaletin sağlanması açısından vergi affı kanunlarından yararlandırılmamaları gerekmektedir.<br />
<br />
<br />
Böylece gelecek yılarda çıkması muhtemel vergi affı kanunlarından yararlanırız düşüncesi ile vergi kayıp ve kaçağına tevessül etmenin önü kapatılmış olacaktır. Vergi afları artık &ldquo;zararlı alışkanlık&rdquo; halini almış durumda. Bu durum görünürde keyif vermeye başladı. Sigara, uyuşturucu veya kumar gibi keyif veren zararlı alışkanlık halini aldı. Dünyanın hangi demokrasisinde bu kadar sıkça vergi affı var? Aslına bakarsan demokrasi varsa, vergi var affı yok. Demokrasi yoksa, vergi yok, affı çok.<br />
<br />
<br />
<strong>7. Sonuç</strong><br />
<br />
<br />
Vergi affı yukarıda açıklanan nedenlerle hükümetler tarafından yasalaşan, mükelleflerin bir kısmını mutlu ederken, bir kısmını mutlu etmeyen, vergide adaletsizliği gidermesi amaçlanan fakat adaletsizliği gidermediği gibi artıran sonuçlar doğurmaktadır. Hükümetler vergi tahsilatının artmasını isterken vergiye uyumlu mükellefler tarafından tepki çekmekte, vergi tahsilatı ileriye dönük olarak azalabilmektedir.<br />
<br />
<br />
Vergi affı kanunlarının yasalaşmasında mali idarenin görüşleri doğrultusunda beyan edilmeyen servet ve kayıt dışı ekonomide yer alan unsurların ekonomiye kazandırılması amaçlanmalı, vergiye uyumlu mükelleflerin zamanında ödedikleri vergi nedeniyle, zamanında vergisini ödemeyen mükelleflerin sermaye artışına, vergi adaletsizliğine sebebiyet verilmemelidir.<br />
<br />
<br />
Vergi aflarının etkisinin olabilmesi için vergi afları gelenek haline dönüştürülmemelidir. Siyasi partiler oy toplayabilmek için vergi aflarının olumsuz yönlerini dikkate almadan seçim aracı olarak kullanabilmektedir. Bunun önüne geçebilmenin en önemli yolu vergi affına başvurabilmeyi sınırlandıran ve her istenildiğinde siyasi bir vaat olmaktan çıkarılmasını sağlayacak zorlaştırıcı yasal düzenlemeler yapmaktır. Vergi afları ancak büyük çaplı vergi sistemi değişikliği ya da büyük vergi reformu sonucunda yapılabilirse daha anlamlı ve daha kalıcı sonuçlar verecektir.</div>

<div><strong>Çağan KAYI (Denetçi Yardımcısı) / Ocak 2019</strong><br />
<br />
<br />
<strong>KAYNAKÇA</strong><br />
1- Türkiye&rsquo;de Vergi Afları &ndash; Mehmet Molla İsmailoğlu (2017)<br />
2- Türkiye&rsquo;de Çıkarılan Vergi Aflarının Nedenleri-Ercan Yelman (2017)<br />
3- Vergiden Kaçınma-Vergi Kaçırma-Vergi Kaçakçılığı Kavramları- Hasan Aykın (2017)</div>
TÜRKİYE’DE VERGİ AFLARI: NEDENLERİ, FAYDALARI VE ZARARLARI


1. Giriş:


Her dönemde vergiye bir direnç söz konusu olmuştur çünkü vergi demek, mükellef bakış açısı ile, mükellefin(işletmenin) kazanç veya mal varlığının bir kısmının rızası dışında elinden alınmasıdır. Bakın verginin tanımı budur demedim. Mükellefin kendi bakış açısıyla düşündüğü budur. “Neden sürekli vergi ödüyorum?” veya “Bu vergilerin ardı arkası gelmeyecek mi?” gibi sorular aslında verginin faydalarını anlayınca sormanın manasız olduğu sorulardır.


Kamu hizmetlerinin gerçekleştirilebilmesi için devletin vergi tahsilatı yapması ya da borçlanması gerekmektedir. Devletin gelir kaynağı vergi geliri olup, vergi gelirinin yeterli olmadığı durumlarda iç ve dış borçlanmaya gidip kamu hizmetlerinin aksamaması için finans arayışı içine girmektedir. Devletin sürekli iç ve dış borçlanmaya gitmesi, vergi gelirlerinin kamu hizmetlerini karşılamaya yetmemesi hallerinde iç ve dış borçlanma seviyesinin yükselmesi; vergi gelirlerinin de iç ve dış borçların faizlerine gitmesine, bu da devletin vergi gelirlerini etkin bir şekilde kullanamamasına neden olmaktadır.


Mükelleflerin tamamı, ödemeleri gereken vergiyi vergi idaresine bildirme ve ödeme konusunda her zaman istekli olmayabilir. Vergiye karşı direnç, vergi ödememe veya ödenmesi gerekenden daha az vergi ödeme şeklinde tezahür etmektedir.


Bu vergi direnci üç şekilde vuku bulabilir. Bunların ikisi yasadışıdır ve fark edildiği durumlarda para cezalarından başlayarak hapis cezalarına kadar artan yasal yaptırımları vardır. Bu iki yasadışı direnç türü vergi kaçırma ve bu durumu sürekliliğe adeta profesyonelliğe taşıyan vergi kaçakçılığıdır. Üçüncü vergi direnci şekli ise tamamen yasal zeminde vuku bulan vergiden kaçınma ve bu sebeple yapılan vergi planlaması yöntemidir. Vergiden kaçınmada önemli olan, vergiden kaçınan mükellefin herhangi bir hukuk kuralını ihlal etmemesidir. Mükellef var olan hukuk normları içindeki tercihleri ile daha az vergi ödeme veya hiç vergi ödememe yönünde irade sergilemektedir.


Vergi planlaması kavramı, mükelleflerin vergi yüklerini azaltma amacıyla kanunların tanıdığı haklardan kendileri için en uygunlarının belirlenmesi ve uygulanması çabasının sonucu ortaya çıkmıştır. Mükelleflerin (işletmelerin) vergiye karşı tepkilerinin ve uyum sağlama süreçlerinin vergi mevzuatı çerçevesinde yönetilerek, vergi yükünün en aza indirilmesi amacıyla uygulanan bir vergi tasarrufu sağlama yöntemi olan vergi planlaması; mükelleflerin, işletme üzerinde oluşacak vergi yükünü en aza indirmek amacıyla vergi kanunlarının kendilerine verdiği hakları en akılcı şekilde kullanarak vergi yüklerini azaltma çabaları olarak ifade edilebilir.



Bu yönüyle vergi planlamasının vergi kaçırma ve vergi kaçakçılığı ile karıştırılmaması gerekir. Ancak, özellikle uluslararası enstrümanlar kullanılarak gerçekleştirilen oldukça agresif vergi planlaması çabalarının vergi kaçırma kapsamında değerlendirildiği ve ciddi bir mücadele alanı olduğunu da belirtmek gerekir.


Vergi indirimi, istisnası ve muafiyetlerinden yararlanma, uygun amortisman yöntemi tercihi, yenileme fonu ve reeskont uygulaması vergi planlaması kapsamında sıralanabilir. Vergi affı ya da yeni ismiyle vergi barışı, devletin vergi tahsilatını hızlandırma, tahsilatı sağlama ve vergi borcu olan mükelleflerin borcunu yapılandırıp ödenmesini sağladığı isminde “Af” kelimesinin kullanımından yıllar yılı kaçılan fakat halk arasında her zaman “Vergi Affı” olarak kabul edilmiş bir uygulamadır.


2. Vergi “Affı” Kavramı


Af genel olarak herhangi bir suçu ya da bir kusuru veya yapılan bir hatayı bağışlamak anlamına gelmekte olup, mali affa ilişkin bir tanımlama hukuk sistemimizde yapılmamıştır. 1960 yılından önce çıkarılan kanunlarda af kavramı yerine terkin, tasfiye ifadeleri kullanılırken 1960 yılından sonra çıkarılan kanunlarda özel uzlaşma yoluyla tahsil, alacakların tahsilinin hızlandırılması, vergi barışı, tahsil edilemeyen alacakların yeniden yapılandırılması, milli ekonomiye kazandırma, torba yasa gibi ifadeler kullanılmıştır.


Hükümetler ekonomik yapının bozulduğu dönemlerde kamu hizmetlerinin finansmanında vergi gelirlerinin düşük olması durumunda vergi affı ile gerek mükelleflerin vergi borcundan kurtulmasını gerekse vergi tahsilatını artırmayı amaçlamaktadır. Dünyanın birçok ülkesinde siyasi, ekonomik, mali, sosyal, teknik nedenlerle vergi affı uygulamalarına gidilmektedir.


Vergi uyumunu geliştiren ve vergi gelirlerini artıran vergi afları, süreklilik arz etmesi ve af beklentilerinin artması durumunda kayıt dışı ekonomiyi özendirmekte, vergiye uyumu azaltmakta, vergide adaletsizliğe yol açmaktadır. Bu nedenle vergi affı kanunlarının sıklıkla uygulanır hale getirilmemesi ve vergiye uyumlu mükelleflerin vergiye uyumsuzluğuna, vergide adaletsizliğe sebebiyet verilmemesi gerekmektedir.


Cumhuriyet tarihi boyunca 36 kez vergi ve benzeri borçlar için aflar çıkarılmış. Neredeyse her iki yılda bir Türkiye'de vergi affı benzeri adımlar atılmış.


3. Umumi Aftan Bugüne


İlk vergi affı, 17 Mayıs 1924 tarihini taşıyor. Adını da açıkça koymuşlar: ‘‘Umumi Af Kanunu.’’ 1981'e kadar kanunlarda ‘‘mali af’’ ve benzeri deyimler kullanılmış. Örneğin 1928'de, ‘‘Elviyei Selasede Vergilerin Sureti Cibayetine Dair Kanun’’ demişler. 1938'de doğrudan, ‘‘Af Kanunu’’ getirilmiş. 1946'da da aynı adla bir kanun devreye girmiş. 1961'de de kısaca, ‘‘Af Kanunu’’ adını kullanmışlar. 1963 yılında gündeme gelen af dikkat çekici: ‘‘Spor Kulüplerinin Oyuncularına ve Karşı Kulüplere Şimdiye Kadar Ödenmemiş Bulunan Transfer Ücretleri ve Teşvik Primlerinden Oluşan Vergi Borçlarının Bir Defaya Mahsus Olmak Üzere Affı Hakkında Kanun.’’ En son ‘‘af’’ kelimesi 1974 yılında, yani Cumhuriyetin 50'inci yılında söylenebilmiş: ‘‘Cumhuriyetin 50'inci Yılı Nedeniyle Bazı Suç ve Cezaların Affı Hakkında Kanun.’’


Vergi affı ve benzeri işlere 7 yıl ara verilmiş. Vergi affı yerine, ‘‘Tahsilatın hızlandırılması’’ deyimi de 1981'den itibaren devreye girmiş. O gün, bugündür vergi, SSK, Bağ-Kur primleriyle ilgili aflar devreye giriyor, hükümetler bunların adına, ‘‘af’’ demeye çekiniyor.


İşte yukarıdaki siteme göre AKP tipi ‘‘vergi affı’’nın adı da ‘‘Vergi Barışı’’ oluyor… En son çıkan 2018 vergi affı da Torba Yasa'da yer aldı.


Buna göre; 27 Ağustos 2018 tarihinden önce olan öğrenci kredisi, sigorta prim borçları, her türlü vergi (KDV, emlak, gelir, çevre, motorlu taşıtlar vergisi gibi), askerlik para cezası, trafik cezası, idari cezalar ve su borcu vergi affı kapsamında yer aldı.


31 Mart 2018’den önce bu borçlardan birine sahip olanlar 31 Temmuz 2018 tarihine kadar başvurdukları takdirde bu yeni aftan ve yapılandırmadan faydalanabildiler. Faydalanamayanlar veya başvuruyu kaçıranlar ise bir diğer af kanununu şimdiden beklemeye koyuldular. Bu orta-sert arası türbülansta debelenen ekonomimiz nedeniyle her halükârda gelecek zamanlar mükelleflere daha ne kadar vergi affı, barışı, yapılandırması veya reformuyla karşılaşacaklarını gösterecektir.


4. Vergi Aflarının Çıkarılma Nedenleri

a- Siyasi Nedenler:


Siyasi otoritenin ekonomik yapının durumuna bakmaksızın seçim döneminde oy beklentisi ile vergi affı çıkarması siyasi nedenlerin başında gelmektedir.


Mükelleflerde, siyasilerin seçim vaatlerinin vergi affına dönük olması durumunda da beklenti oluşmakta, baskı gruplarının etkisi ile vergi affı yasalaşmaktadır. Ayrıca askeri devrimler, eski yönetimin izlerini kaldırmak ve vatandaşların devrimci siyasilere bakış açısını değiştirmek için vergi affı yoluna gitmektedirler.


b- Ekonomik Nedenler:


Ekonomik nedenlerin başında ülkede yaşanan ekonomik kriz nedeniyle gerek işletmelerin mali açıdan sıkıntıya düşmeleri ve buna bağlı olarak vergilerini zamanında ödeyememeleri gerekse devletin vergi gelirlerinde yaşanan düşüşü vergi affıyla mükellefleri mali açıdan rahatlatmak, ekonomik yapıyı canlandırmak gelmektedir.


Bir diğer neden ise, kayıt dışı kalan sermaye veya beyan edilmeyen servet unsurlarının yeniden ekonomiye kazandırılarak ekonominin güçlendirilmesi amaçlanmaktadır. Kayıt dışı kalan sermaye ve beyan edilmeyen servet unsurlarının vergi affı ile ekonomiye kazandırılmasının yanında sürekli mükellefiyet kaydı da vergi gelirlerini artırmaktadır.


c- Mali Nedenler:


Hükümetler bütçe açıklarını finanse etmek için vergi gelirlerini artırmayı, bütçe dengesini sağlamayı hedeflemektedirler. Bütçenin finansmanını vergi gelirlerini artırarak yapılabileceği gibi, bütçe harcamalarını küçülterek de yapılabilir. Hükümetlerin popülist yaklaşımlarından dolayı bütçe harcamalarını düşürmediği durumlarda vergi gelirlerini artırmak birinci seçenek olmaktadır.


Vergi oranlarını artırmak kısa vadede vergi gelirini artırmayacağından vergi affı yoluna gitmek siyasi iradenin başvurduğu yollardan birisidir.


d- Sosyal Nedenler:


Beyana dayanan vergi sistemlerinde hem idare tarafından hem de yargı tarafından çeşitli nedenlerden dolayı verimli ve etkin bir şekilde uygulanmayan ülkelerde sık bir şekilde görülen idari ve yargı hatalarından kaynaklanan çeşitli adaletsizlikleri ortadan kaldırmak için vergi aflarına başvurulmaktadır.


e- İdari ve Teknik Nedenler:


Mali otoritenin işlerliğinde mevcut aksaklıkları ve eksiklikleri gidermek amacıyla vergi sisteminde reformlar yaparak vergi dairesi ve vergi yargısını iş yükünden kurtararak, geçmişe dönük dosyaların kaldırılması ve güncel döneme geçilerek güncel iş ve işlemlerin yapılabilmesi için vergi affı zorunlu olabilmektedir.


Vergi idaresi ve yargısının çok büyük bir iş hacmi altında bulunmasıyla kamu alacaklarının takip ve tahsili, ihtilaflı kamu alacaklarının vergi yargısından geçerek tahsil aşamasına ulaşması çok uzun süreleri kapsar hale gelmesi de af kanunları gerekçesinde yer almaktadır. Yani kamu alacaklarının takip ve tahsil edilmesinin mükellefler ile devlet arasında zorlu bir süree dönüşmesi, kamu alacaklarının vergi yargısında uzun süre çözülememesi vergi idaresi çalışanları ile vergi yargısı çalışanlarını idari olarak vergi affı gerekliliğini gündeme getirmekte, iş yükünün vergi affı ile azaltılması amaçlanmaktadır.


f- Psikolojik Nedenler:


Vergi ödeme gücü zayıf, ödeme güçlüğü çeken veya vergisel sorumluluklarını yerine getirmeyen ya da eksik getiren mükelleflerin yasal yaptırımlar karşısında iş hayatına ilişkin çalışma arzularının azalması durumlarında vergisel yükümlüklerini yerine getirmede isteksiz davranabilmektedirler. Böyle durumlarda siyasi otoritenin çıkardığı vergi affı olumsuzlukları ortadan kaldırdığı gibi, mükelleflerin isteksiz vergisel yükümlülüklerini istekli hale getirebilmekte, vergi uyumunu sağlamaktadır.


Vergisel görev ve sorumluluklarını zamanında yerine getirmeyen mükelleflerin, yükümlülüklerini yerine getirebilmelerini sağlamak maksadıyla çıkarılan vergi afları, af yasasının sonrasında takip edilip, denetleneceği, yeni dönemde vergi affı kanununun olmayacağından bahisle bunu fırsata çevirme güdüsü, daha önceki hesap dönemlerinde yapılan hatalarını en aza indirme ve vergisel açıdan daha dikkatli davranmayı psikolojik olarak sağlamakta, vergi affı kanununun psikolojik olarak gerekliliğini ortaya koymaktadır.


Vergi affı kanunlarının son yıllarda sıklıkla yasalaşması mükelleflerin psikolojik olarak olumsuz (nasıl olsa yeni vergi affı yine çıkar düşüncesi) etkilemekte olup, psikolojik nedenlerin olumlu oluşabilmesi için vergi affının zaman aralıklarının daha fazla olması, siyasi iradenin sıklıkla vergi affına gitmemesi gerekmektedir.


5. Vergi Aflarının Sağladığı Faydalar


Vergi affı siyasi otoriteler tarafından belli zaman aralıklarla yapılmakta olup, mükelleflerin bir kısmı vergi affına olumlu bakarken, vergisel yükümlülüklerine tam ve zamanında yerine getiren mükellefler tarafından olumsuz bakılmakta, vergide adaletsizliği gündeme getirmektedir.


Vergi affı; siyasi otorite için vergi tahsilatını artırma yolu olduğu gibi, vergisel yükümlüklerini tam ve zamanında yerine getirmeyen, servet ve sermayesini kayıt dışı tutan mükellefler için vergisel avantaj olmaktadır. Ayrıca mali idare için, servet ve sermayesini kayıt dışı tutan mükelleflerin vergi affından faydalanmaları halinde; vergiyi kayıt altına alma ve kayıt dışı tutulan unsurları milli ekonomiye kazandırma yönüyle faydaları bulunmaktadır.


6. Vergi Aflarının Zararları


Siyasi otoritenin sıklıkla vergi affı kanunu ile vergi tahsilatı yoluna gitmesi, vergisel ödevlerini tam ve düzenli olarak yerine getiren mükelleflerin mali idareye olan güvenini sarsmakta, zamanında tek taksit halinde ödediği vergi nedeniyle sermaye kaybına uğradığını, zamanında ödemeyen ve vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları silinen, vergi aslı ve cezaları taksitlere bölünen mükellefin daha ayrıcalıklı hale geldiğini düşünmektedir.


Sıklıkla yapılan vergi affı kanunları vergiye uyumlu mükellefleri de olumsuz etkilemekte, af beklentisi ile vergi tahsilatını düşürmektedir. Ayrıca çıkarılan vergi affı kanunları ile vergi kaçıran mükelleflerin vergi cezası, gecikme zammı, gecikme faizlerini ödememeleri, affedilmesi durumunda vergi kaçırmanın meşru olduğu kanaati oluşmakta, vergiye uyumlu mükelleflerin cezalandırıldığı düşünülmektedir.


Vergi aflarının çıkarılırken dikkat edilmesi gereken en önemli konulardan biri, vergi suçu işleyenlerin genellikle planlı ve bilerek işledikleri ve bu mükelleflerin vergi hukukuna aykırı davranmaları nedeniyle vergi kaybına yol açmakta olduklarından; vergi kayıp ve kaçağına sebebiyet veren, sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanan/düzenleyen mükelleflerin vergisel adaletin sağlanması açısından vergi affı kanunlarından yararlandırılmamaları gerekmektedir.


Böylece gelecek yılarda çıkması muhtemel vergi affı kanunlarından yararlanırız düşüncesi ile vergi kayıp ve kaçağına tevessül etmenin önü kapatılmış olacaktır. Vergi afları artık “zararlı alışkanlık” halini almış durumda. Bu durum görünürde keyif vermeye başladı. Sigara, uyuşturucu veya kumar gibi keyif veren zararlı alışkanlık halini aldı. Dünyanın hangi demokrasisinde bu kadar sıkça vergi affı var? Aslına bakarsan demokrasi varsa, vergi var affı yok. Demokrasi yoksa, vergi yok, affı çok.


7. Sonuç


Vergi affı yukarıda açıklanan nedenlerle hükümetler tarafından yasalaşan, mükelleflerin bir kısmını mutlu ederken, bir kısmını mutlu etmeyen, vergide adaletsizliği gidermesi amaçlanan fakat adaletsizliği gidermediği gibi artıran sonuçlar doğurmaktadır. Hükümetler vergi tahsilatının artmasını isterken vergiye uyumlu mükellefler tarafından tepki çekmekte, vergi tahsilatı ileriye dönük olarak azalabilmektedir.


Vergi affı kanunlarının yasalaşmasında mali idarenin görüşleri doğrultusunda beyan edilmeyen servet ve kayıt dışı ekonomide yer alan unsurların ekonomiye kazandırılması amaçlanmalı, vergiye uyumlu mükelleflerin zamanında ödedikleri vergi nedeniyle, zamanında vergisini ödemeyen mükelleflerin sermaye artışına, vergi adaletsizliğine sebebiyet verilmemelidir.


Vergi aflarının etkisinin olabilmesi için vergi afları gelenek haline dönüştürülmemelidir. Siyasi partiler oy toplayabilmek için vergi aflarının olumsuz yönlerini dikkate almadan seçim aracı olarak kullanabilmektedir. Bunun önüne geçebilmenin en önemli yolu vergi affına başvurabilmeyi sınırlandıran ve her istenildiğinde siyasi bir vaat olmaktan çıkarılmasını sağlayacak zorlaştırıcı yasal düzenlemeler yapmaktır. Vergi afları ancak büyük çaplı vergi sistemi değişikliği ya da büyük vergi reformu sonucunda yapılabilirse daha anlamlı ve daha kalıcı sonuçlar verecektir.
Çağan KAYI (Denetçi Yardımcısı) / Ocak 2019


KAYNAKÇA
1- Türkiye’de Vergi Afları – Mehmet Molla İsmailoğlu (2017)
2- Türkiye’de Çıkarılan Vergi Aflarının Nedenleri-Ercan Yelman (2017)
3- Vergiden Kaçınma-Vergi Kaçırma-Vergi Kaçakçılığı Kavramları- Hasan Aykın (2017)
10 Aralık 2019