»  Anasayfam Yap   »  Sık Kullanılanlara Ekle   »  Yasal Uyarı
 
Arama:
     
 
 
 
Dünya Bankası: Türkiye işsizliği düşürdü, cebe giren parada artış var

Hürriyet, 21.12.2011
 
Dünya Bankası: Türkiye işsizliği düşürdü, cebe giren parada artış var
Dünya Bankası Türkiye Direktörü Ulrich Zachau, Türkiye’nin son 10 yılını tanımlayan tek kelimenin başarı olduğunu belirterek, “İşsizlik azaldı, insanların cebinde daha çok para var. Global krizde en hızlı toparlanan ülke oldu. Cari açık düşüş trendinde. Bütün bunlar büyük başarı ama hala beklediği not artırımının gelmemesinde AB’deki krizin yarattığı belirsizlik etkili” dedi.
DÜNYA Bankası Türkiye Direktörü Ulrich Zachau, Türkiye’nin son 5, hatta 10 yılını tanımlayan tek kelimenin ‘başarı’ olması gerektiğini belirterek, “Türkiye bu süre içinde kamu borcunu ciddi oranda düşürdü, bütçede disiplin sağladı. Global krizde büyümeye devam ederek, en hızlı toparlanan ülke oldu. Ancak en önemlisi cari açık ve işsizlik oranında düşüş sağlamayı başardı. Bu iki önemli sıkıntı alanı düşüş trendine girdi. Halen bazı sıkıntıların olmasına rağmen Türkiye’yi anlatırken yine de en çok ‘başarı’ kelimesini kullanmak zorunda kalıyorsunuz. Türkiye bu süreçte borç yönetimini de çok iyi gerçekleştirdi. Türkiye ağırlıklı olarak iç piyasadan, devlet tahvili satarak borçlanıyor. Eskiye göre hem daha uzun vadeli hem de daha uygun maliyetle borçlanabilmesi de bir başarı” dedi.

Cebinizde daha çok para var Bu ayın sonunda 5 yıldır yürüttüğü Türkiye Direktörlüğü görevini tamamlayarak, Dünya Bankası’nın merkezinin bulunduğu Washington’daki görevine dönecek olan Zachau, görev dönemini Hürriyet’e değerlendirdi. Türkiye’de göreve başlamadan önce, ‘genç ve dinamik’ bir ülke beklediğini söyleyen Zachau şunları anlattı: “Beklentilerimin hepsini Türkiye’de buldum. Ekonomik alandaki başarıların yanı sıra, etkisini hemen göremeyeceğiniz çok önemli bazı reformlar gerçekleştirildi. Sosyal güvenlik reformu bunlardan biri.  Eğitim, sağlık, yenilenebilir enerji ve çevre konusunda çok önemli adımlar atıldı. Herşeyden önemlisi kişi başı gelir arttı. Bugün kişi başı gelir 10 bin doları buldu. Yani insanların cebinde daha çok para var. Bunu sadece rakamlar söylemiyor. İstanbul, Ankara yada İzmir’den değil, Türkiye’nin her yerinden insanlarla konuşutuğumda, bu insanların cebinde daha çok para olduğunu görebiliyorum. İnsanların bunu hissettiklerini görebiliyorum.  

Uzun süreli istikrar ortamı
Ancak bütün bu başarılara rağmen Türkiye’nin beklediği not artırımının hâlâ gelmemesini ise, Avrupa’daki krizin yarattığı belirsizlik ortamına bağlayan Zachau, Endonezya’nın geçen hafta notunun artırılarak yatırım yapılabilir seviyiye çıkarılmasıyla ilgili şunları söyledi: “Türkiye’nin kendini Endonezya ile kıyaslaması doğru değil. Çünkü konumu farklı. Baktığınızda Endonezya’nın etrafında pek birşey olmuyor. Ama Türkiye Avrupa’nın komşu kapısı. Avrupa Birliği’nde (AB) değil ama Avrupa’nın önemli bir parçası. Kredi notu artsa bunun Türkiye’nin daha çok yatırım çekmesinde yararı olur. Türkiye’de 10 yıldır süren bir istikrar ortamı var. Bu Türkiye’nin modern tarihinde bu kadar uzun süreli olarak ilk kez oluyor. Ancak piyasaların bu başarıyı takdir edip Türkiye’ye olan güvenlerini ne zaman artıracaklarını ve notunun ne zaman yükseleceğini bilmiyorum.”
Not işini kimse kafaya takmasın, sonunda artacak
NOTUN ne zaman artacağının bilinmese de nasıl artacağının bilindiğini kaydeden Ulrich Zachau, şöyle devam etti: “Örneğin cari açık önemli bir etken. İhracat pazarlarının çeşitlendirilmesi, rekabet gücünün artırılması, Avrupa’nın toparlanması yada ülkenin Avrupa’ya bağımlılığının azaltılması birer etken. Eğer Türkiye ihracatta rekabet yeteneğini geliştirir ve de Avrupa toparlanırsa o zaman Türkiye yatırım için dünyaki en iyi yer olabilir. Avrupa’nın öyle yada böyle toparlanacağı kesin, sonsuza kadar böyle gitmeyecek. Şimdi olduğu gibi sıkı mali politikaları ve güçlü makro göstergeleri korumaya devam etmelisiniz. Piyasalar belli bir noktada Türkiye’ye güvenlerini mutlaka artıracaklardır. Siz devam edin yeter. Son olarak Fitch’in Türkiye’ye yönelik ‘pozitif’ görünümününü ‘durağan’a çevermesinin Türkiye ile bir ilgisi yok. Avrupa ile ilgili bir karar bu. Avrupa’da işler iyiyken büyüdünüz. Şimdi sıkıntılardan etkilenmeniz doğal. Aynı evlilik gibi, iyi günler de var, kötü günlerde var. Kimsenin not konusunda takıntılı olması gerekmiyor. Türkiye böyle devam ettiği sürece not artırımı gelecektir.”
4 yılda 7.6 milyar dolarlık proje finanse ettik
TEMMUZ 2007 ve temmuz 2011 dönemi içinde Türkiye’nin Dünya Bankası ile 7.6 milyar dolarlık proje anlaşması geçrekleştirdiğini vurgulayan Ulrich Zachau, şunları söyledi: “Bu yılda ortalama neredeyse 2 milyar dolara denk geliyor ki bugüne kadar yıllık bazda finanse edilen en büyük miktar. Buna bir de bu yılın temmuz ayından bu yana onaylanan 500 milyon dolarlık projeleri ekleyince, toplamda 8 milyar dolarlık projeyi geçmiş oldu. Bunrarın bir kısmı sağlık ve eğitim alanındaki projelerde, bir kısmı da cinsiyet eşitliği ve çevre konusunda kullanıldı. Paranın bir kısmı henüz kullanılmadı ama projeleri onaylanmış oldu. Türkiye dünya bankasından ikinci en büyük kredi kullanan ülke konumunda. Mevcut hükümet kaynakları en iyi şekilde kullanmayı tercih ediyor. O nedenle son dönemde projelerde artış oldu. Bunun da etkisini görebiliyorsunuz. Türkiye’de cinsiyet eşitliği konusu giderek önem kazanıyor. Kız çocuklarının okullaşma oranı giderek artıyor, bunlar çok önemli gelişmeler.”
Avrupa’da neler olduğu Türkiye için çok önemli
AVRUPA’daki krizin Türkiye için özellikle 2012 yılı için önemli bir sıkıntı alanı olduğunu kaydeden Ulrich Zachau, şöyle konuştu: “Avrupa’da neler olduğu Türkiye için önemli. Türkiye iyi bir ekonomik performansı olduğunu kanıtladı ama kalkınma hiç bitmeyen bir meydan okuma gibi. Türkiye yıla yüksek cari açık oranı ile başlayacak. Kamu sektörü iyi durumda, cari açık düşüşte, işsizlik azalıyor ama özel sektörün borçları ve harcamaları cari açığa neden oluyor. Bunun finansmanı ekonomi için bir risk. Şu ana kadar finansmanda sorun olmadı, bazen kısa vadeli parayla da olsa sorun olmadı ama Avrupa’daki durum kötülerşirse ne olacak bu önemli. Türkiye Avrupa kötüleşse de iyi durumda olduğu mesajını verebilmeli. Listenin başında cari açık var. Ama bunun dışında ilk sıralarda, her zaman söylediğimiz orta ve uzun vadede işsizlik sorunun çözümü için eğitim önemli bir etken olarak yer alıyor. Ayrıca sürdürülebilir çevre konusunda Türkiye’nin de adımlar atması gerekiyor.”
5 yılda anlatılan hikayeler değişti
GÖREVE ilk geldiğinde Adana’da bir grup gençle bir araya geldiği toplantıya katıldığını anımsatan Ulrich Zachau, Türkiye’ye ilişkin gözlemini şöyle özetledi: “Adana’daki gençler bana o gün ‘Para neden saadet getirir’ konusunda bir film çektiklerini söylemişlerdi. O gün orada genç öğrencilerin umutsuzluğunu görmüştüm. Geçen hafta Samsun’da bir grup genç kadınla bir araya geldim. Onların hemen hemen hepsi hangi teşviklerden, nasıl yararlandıklarını anlattılar. Oradaki genç kadınlarda da umudu gördüm. Engeller hiç bir zaman bitmeyecek ama artık gençler nasıl daha iyi eğitim alırım, nasıl daha iyi bir iş kurabilirim bunları tartışıyor. Arada geçen 5 yılda Türkiye’nin anlattığı hikaye değişti.”
 
© 2010 www.dengeymm.com.tr Tüm hakları saklıdır. Web Tasarım Algoritma